Giresun’da maden faaliyetlerine ilişkin tartışmalar son günlerde daha görünür ve daha gergin bir hâl almış durumda.
Çevre hassasiyeti, toplumsal kaygılar ve ekonomik beklentiler aynı zeminde buluşmakta zorlanırken, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliği konunun sağlıklı değerlendirilmesini de güçleştiriyor.
Son olarak Milletvekili Nazım Elmas’ın katıldığı bir programda yaşananlar, sahadaki gerilimin hangi noktaya ulaştığını göstermesi açısından dikkat çekicidir.
Program sırasında yükselen sesler, yuhalamalar ve sert tepkiler toplantının sağlıklı şekilde sürmesini engellemiştir.
Yaşanan gerilim sırasında masaya vurulmasıyla birlikte su şişesinin devrilmesi de kameralar tarafından kaydedilmiş, ortamın ne denli gerildiği açıkça görülmüştür.
Demokratik protesto hakkı elbette meşrudur. Ancak bu hakkın ölçü ve saygı sınırları içerisinde kullanılması gerekir.
Aksi hâlde haklı taleplerin gölgede kalması kaçınılmaz olur.
Bir programa katılan kişiye yönelik bu tür tavırlar, toplumun önemli değerlerinden biri olan misafirperverlik ve karşılıklı saygı anlayışıyla da bağdaşmamaktadır.
Öte yandan sürecin başında Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü’nün bölgeye giderek vatandaşları bilgilendirme çabası dikkat çekmiştir.
Ancak sahadaki yoğunluk ve gergin atmosfer, bu bilgilendirmelerin sağlıklı bir zeminde yapılmasını zorlaştırmıştır.
Bununla birlikte en önemli eksiklik, sürecin başından itibaren kamuoyunu düzenli, açık ve bütüncül şekilde bilgilendirecek güçlü bir iletişim mekanizmasının oluşturulamamış olmasıdır.
Farklı platformlarda yapılan açıklamalar ise ortak ve net bir çerçevede birleşememiştir.
Bu noktada gerilimi düşürücü adımların artırılması ve daha sakin, yapıcı bir iletişim dilinin benimsenmesi büyük önem taşımaktadır.
Tirebolu Sekü Köyü başta olmak üzere bölgede yükselen tansiyon artık daha dikkatli ve sorumlu bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.
Ortamın provokasyonlara açık hâle gelmemesi için herkes kullandığı dile özen göstermelidir.
Çevre duyarlılığı da toplumsal hassasiyetler de ekonomik beklentiler de demokratik zeminde konuşulabilecek konulardır.
Bunun yolu karşılıklı anlayıştan, şeffaflıktan ve bilimsel veriye dayalı açıklamalardan geçmektedir.
Giresun’un doğasını, suyunu, toprağını ve eşsiz güzelliklerini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur; çevreyi tahrip edebilecek madencilik uygulamalarına karşı duyarlılık da bu sorumluluğun doğal bir gereğidir.
Bugün en büyük ihtiyaç, gerilimi artıran değil azaltan bir dilin hâkim olması ve kamuoyunun doğru, net, düzenli şekilde bilgilendirilmesidir.
Cahit Akdoğan Yazdı; MADEN TARTIŞMASINDA GERİLİM TIRMANIYOR
0
44

44
