Programa bizzat katılmadım. Sosyal medya ve çeşitli medya mecralarından takip ettiğim, ayrıca İstanbul’da düzenlenen 18. Giresun Günlerine katılan çok sayıda gazeteci, yazar, esnaf ve STK temsilcisiyle yaptığım görüşmelerden elde ettiğim izlenimlere dayanarak bu değerlendirmeyi kaleme alıyorum.
Önce hakkını teslim edelim. Giresun Günleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da hemşehrilik bağlarını güçlendiren, birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiren önemli bir buluşma olmuştur.
Siyasetin geri planda kaldığı, insanların memleket hasretiyle bir araya geldiği bir atmosferin oluşması organizasyonun en güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Giresun valisi Mustafa Koç’un sahadaki duruşu, vatandaşla kurduğu samimi diyalog ve etkinliğe olan hâkimiyeti katılımcılar tarafından özellikle takdir edilmiştir.
Protokol düzeninin başarılı şekilde kurulması, bakan, milletvekili, vali ve üst düzey bürokratların yoğun katılımı organizasyona ciddi bir ağırlık kazandırmıştır.
Federasyonun bu anlamda planlı ve hazırlıklı olduğu açıkça görülmektedir.
Ancak organizasyonun eksik ve eleştirilmesi gereken yönleri de yok değil.
Bunların başında ulaşım ve alan seçimi gelmektedir.
Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi geniş bir alan olsa da şehir merkezine uzaklığı ciddi bir dezavantaj oluşturmuştur. Özel araçla ulaşım nispeten kolay sağlansa da toplu taşıma kullanan vatandaşların etkinliğe ulaşmasının 2-3 saati bulduğu ifade edilmektedir.
Bir diğer önemli sorun ise hava şartları ve teknik altyapı eksikliği olmuştur.
Soğuk hava ve şiddetli rüzgâr ziyaretçileri olumsuz etkilerken, telefon ve internet erişimindeki sıkıntılar nedeniyle canlı yayınların yapılamaması etkinliğin görünürlüğünü zayıflatmıştır. Bu durum “sahada var ama medyada yok” eleştirilerini beraberinde getirmiştir.
Bu noktada etkinliklerin uzman bir ekip tarafından sürekli ve profesyonel biçimde duyurulması, medyada daha geniş yer almasını sağlayabilirdi; operasyonel anlamda böyle bir eksikliğin giderilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, başta “pancar çorbası” olmak üzere satışa sunulan bazı yiyecek ve ürünlerin, hem içerik hem de lezzet açısından beklentileri karşılamadığı yönünde kamuoyunda tartışmalar oluşmuştur.
Stantlarda Giresun’a özgü yerel ürünlerin konuklara ikram edilmesi olumlu bir tablo oluştururken, bazı yiyecek ve içeceklerin kalitesiz sunumla ve aşırı fiyatlandırma ile satışa çıkarılması etkinliğin genel algısına gölge düşürmüştür.
Bu durum, organizasyonun en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelirken, üzerinde özellikle durulması gereken önemli bir sorun olarak değerlendirilmektedir.
Özellikle sosyal medyada 350 liraya pancar çorbası tükettiğini belirterek paylaşım yapan Giresunlu Dereli Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı İskender Himmetoğlu’nun açıklaması dikkat çekmiştir. Söz konusu paylaşımın ardından, kendisiyle bizzat görüşülmüş ve olay doğrudan teyit edilmiştir.
Yine bazı stantlarda iki porsiyon köfte ve bir haşlama için 2.500 TL gibi rakamların talep edilmesi, ayranın 100 TL’ye kadar çıkması gibi örnekler organizasyonun genel algısına zarar vermiştir.
Bu noktada asıl mesele şudur: Stantlar yalnızca satış alanı değil, Giresun’un tanıtım vitrinidir.
Bu nedenle ürün kalitesi, sunum dili ve görsel zenginlik çok daha profesyonel olmalıdır.
Daha iyi seçilmiş ürünler ve Giresun’u anlatan güçlü görsel materyallerin kullanılması, etkinliğin tanıtım gücünü ciddi şekilde artıracaktır.
Ticari hareketlilik açısından da beklentilerin tam karşılanamadığı belirtilmektedir.
İç alanda nispeten bir yoğunluk olsa da dış stantlarda istenen hareketliliğin olmadığı dile getirilmektedir.
Öte yandan, geçmiş yıllarda ulusal medyada geniş yer bulan Giresun Günleri’nin bu yıl daha sınırlı görünürlükte kalması da önemli bir eksikliktir.
Tanıtımın büyük ölçüde yerel medya ve sosyal medyaya sıkışması etki alanını daraltmıştır.
Bu noktada ayrıca, Giresun basınının etkinliğe yeterince dahil edilmemesi de önemli bir eksiklik olarak dikkat çekmiştir. İlerleyen dönemlerde bu eksikliğin giderilmesi, organizasyonun hem görünürlüğü hem de yerel sahiplenme duygusu açısından büyük katkı sağlayacaktır.
Peki çözüm ne?
Öncelikle organizasyon alanı yeniden değerlendirilmelidir.
Ulaşımı kolay, toplu taşıma ile rahat erişilebilen bir lokasyon tercih edilmelidir.
Bu noktada Yenikapı yeniden güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.
Bunun yanında profesyonel bir basın ve tanıtım organizasyonu kurulmalı, ulusal medya ile daha güçlü ilişkiler geliştirilmelidir.
STK katılımı daha planlı hale getirilmeli, fiyat ve kalite denetimleri sıkı şekilde uygulanmalıdır.
Stant içerikleri ise sadece ticari değil, tanıtım odaklı bir anlayışla yeniden tasarlanmalıdır.
Sonuç olarak; 18.Giresun Günleri bu yıl da birlik ve beraberliğe katkı sunmuş, insanları bir araya getirmiştir.
Ancak bazı yapısal eksiklikler nedeniyle potansiyelinin tamamını yansıtamamıştır.
Doğru planlama ve profesyonel organizasyon anlayışıyla Giresun Günleri, sadece eski güçlü günlerine dönmekle kalmaz, çok daha ileri bir seviyeye de taşınabilir.
Bu vesileyle başta Federasyon Başkanı Muhterem Memiş olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.
Eleştiriler, daha iyisini inşa etmek içindir. Giresun bunu fazlasıyla hak ediyor.
Cahit Akdoğan Yazdı; 18. Giresun Günleri Üzerine Değerlendirme
0
18

18
