Geçtiğimiz günlerde Giresun İl Müftülüğü’ndeki görev değişimi vesilesiyle kaleme aldığım yazıda, bazı din görevlilerinin kamu kurum ve kuruluşlarında geçici görevle çalıştığına dikkat çekmiştim.
Bu bölümün farklı anlaşıldığını gördüğüm için bir açıklama yapma gereği duydum.
Öncelikle belirtmek isterim ki amacım, kamu kurumlarında kamusal hizmet amacıyla geçici görev yapan din görevlilerini eleştirmek değildir. Bu görevlendirmeler nedeniyle camilerin boş bırakılmadığını, ihtiyaç halinde yerlerine vekâleten din görevlileri görevlendirildiğini de belirtmek gerekir.
Üstelik bu görevlendirmeler kapsamında görev yapan bazı din görevlilerinin işlerini büyük bir gayretle ve özveriyle yürüttüklerini biliyorum.
Özellikle Göç İdaresi Müdürlüğü ve Açık Kapı biriminde görev yapan arkadaşlarımızı yakından tanıyorum. Dürüst, çalışkan ve işine bağlı olduklarına bizzat şahit oluyorum. Göç İdaresi Müdürlüğü’nde görev yapan arkadaşımızın daha önce görev yaptığı kamu kurumlarında da başarılı çalışmalar yaptığını biliyorum. Kendilerini gönülden kutluyorum.
Aynı şekilde, kamu kurumlarında görev yapan manevi danışman ve rehberlerin görevlendirilmesinde de açık ve objektif kriterlerin esas alınması gerektiğini düşünüyorum. İhtiyaç, liyakat, eğitim ve deneyim gibi ölçütler dikkate alınmalı; ayrımcılığa veya kamuoyunda torpil algısı oluşturabilecek uygulamalara fırsat verilmemelidir.
Devletin hizmetinde, vatandaşın karşısında görevini layıkıyla yapan çalışanın hakkını teslim etmek gerekir.
Benim asıl dikkat çekmek istediğim konu ise burada başlıyor:
Yıllardır geçici görevlendirmeyle başka kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptığı alanda başarılı olduğu görülen personelin, ihtiyaç ve mevzuat çerçevesinde görev yaptığı kurumların kadro yapılarının da değerlendirilmesi daha doğru olmaz mı?
Geçici görevlendirme uzun yıllar devam ediyorsa, ortaya çıkan bu fiilî durumun kalıcı bir çözüme kavuşturulması hem kamu hizmetinin devamlılığı hem de personelin geleceği açısından değerlendirilmelidir.
Kim görevini hakkıyla yapıyorsa, hangi kamu kurumunda olursa olsun emeğini takdir ederiz.
Çünkü mesele kişiler değil; kamu hizmetinin en iyi, adil ve liyakat esaslarına uygun şekilde yürütülmesidir.
Cahit Akdoğan Yazdı; Müftülük Yazıma Bir Not Ekliyorum
0
13

13
