SON DAKİKA!

Atatürkün Giresuna gelisinin 85.yili kutlandi

Atapark’taki törende günün anlam ve önemini belirten  konusmayi . Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanligi adina Jandarma  Personel Tegmen Özgür Akdag Sunlari söyledi. “ Bugün bagimsiz hür ve müstakil yasama imkanini saglayabilmek için canlarini ortaya koyan sevgili gazilerimizi anmak için toplanmis bulunmaktayiz.

           

            Büyük önder Atatürk’ün “Hürriyet ve istiklal Türk Milletinin karakteridir” sözlerinden anlasilacagi üzere tarih boyunca Türk Milleti özgürlügünden ve bagimsizligindan asla ödün vermemistir. Ulu Önder Atatürk 30 Agustos 1924’de Afyon Zafer Tepe’de sehit asker abidesinin temel atma töreninde söyle seslenilmistir.

 

            “Hiç süphe etmemelidir ki, yeni Türk Devletinin genç Türk Cumhuriyetinin, temeli burada atildi. Bu safhada akan Türk kanlari bu semadaki sehit ruhlari devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafizlaridir. Burada insa edilen sehit asker abidesi, iste o ruhlari o ruhlarla beraber gazi arkadaslarini fedakâr ve kahraman Türk Milletini temsil edecektir” demistir.

 

            Bayragimiz alabildigine dalgalaniyorsa, düsman çizmesi degmiyorsa vatan topragina, bagimsizsa ülkemiz “Ne Mutlu Türküm Diyene” diye sesimiz yettigince haykirabiliyorsak, bunu Türkiye için yasayanlara Türkiye için can verenlere borçluyuz.

 

            Nur içinde yatan sehitlerimiz, sükranlarimizi kabul eden gazilerimiz çünkü sizler ata yadigâri kutsal topraklarimiz da bagimsizligimiza ulasan yolun temel taslarisiniz. Ülke için can vermesini bilmeyi, kahramanligi, fedakârligi ögrettiniz bizlere. Sizlere çok sey borçluyuz. Önümüzde hep mesale olacaksiniz. Dün oldugu gibi bugün ve gelecekte de topraklarimizin üzerini kara bulutlar kaplarsa, sizden görüp gelistirdigimiz yürüklerimizdeki vatan sevdasiyla size layik evlatlar oldugumuzu göstermekte tereddüt etmeyecegiz.

 

            Kore’de, Kibris’ta ve Güneydogu Anadolu’da canlarini ortaya koyan siz degerli gazilerimiz, savasin canli taniklari olarak baris sartlarindaki tüm dogrularin silindigi, hayatta kalabilmenin bütün gerçeklerin üzerine çiktigi bir ortamda, milli birlik ve beraberlik hissiyatindan uzaklasmadan zorluklara gögüs gererek, hala aramizda olma sansini elde ettiniz. Tarihe sigmayan bir milletin kahramanliklarini elbette kelimelerin dar çerçevesine sigdirmak mümkün degildir.

 

            Muharebe sahasinin tüm gerçeklerini yasamis bireyler olarak, hürriyet ve istiklalin ne büyük zorluklarla kazanildigini, sahadet mertebesine ulasabilmek ugruna insanlarin birbiriyle nasil yaristiklarini herkese anlatmalisiniz.

 

            Dostlar bir yana, düsmanlar iyi bilsin ki cefakâr Türk analari helal sütleriyle Türkiye için yasayan evlatlar yetistirdikçe Mustafa Kemal’in askerleri sehitte olacak, gazi de vatanimiz ilelebet bagimsiz kalacak, bayragimiz san ve serefle dalgalanacaktir.”       

 

Atatürk Aniti’ndaki törenin ardindan Liman Sahasina geçildi. Törene, Atatürk’ün Giresun’a gelisinin temsili canlandirilmasiyla devam edildi. Liman sahasindaki törende konusan Belediye Baskan Kerim Aksu, “ Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Kentimizi Onurlandirdiginiz 19 Eylül 1924 günü Giresun’da sizi karsilayanlar hangi ruh ve heyecana sahip idiyse su an bende ayni duygulari hissetmekteyim. Biz Giresun halki olarak senin bize biraktigin tüm eserlerin bekçileriyiz.”dedi.

 

            Bu konusmanin ardindan, Atatürk’ün denizden Giresun’a gelisini canlandiran Türk Bayragi, Vali Mustafa Yaman tarafindan teslim alindi. Liman sahasindaki tören sonrasi Belediye önünde halk oyunlari gösterisi izlendi. Ardindan yürüyüs korteji olusturularak Millet Bahçesi Parkina gidildi. Millet Bahçesindeki programda, Merhum Dr. Necdet Otoman’in Atatürk’ün Giresun’a gelisi nedeniyle yapmis oldugu konusma metnini, 19 Eylül Ilkögretim Okulu Türkçe Ögretmeni Kürsat Eker okudu.

 

            “Hos geldiniz, pasa. Kaç gündür sizi bekliyoruz. Karadeniz’e çiktiginizdan bu yana, gözlerimiz ufuklarda kaldi. Enginlerin göklerle birlestigi yerlerde hep sizi aradik. Dogru Dumlupinar’dan mi geliyorsunuz? Yaptigin tarihi yeniden yasatmak için mi oraya gittin? Senin irade ve gücün altinda olan ve ölen sehitleri ziyaret ettin mi? Simdi, önlerinde derin bir gönül açikligi ve saygi duydugum gözlerin onlari gördü mü? Dünkü silah arkadaslarin sen ve rahatlik içinde uyuyorlar degil mi?

 

            Içlerinde bizim yesil Giresun’dan da kimse var miydi? Kim söyleyebilir ki, temeli güçlü ve ugurlu ellerinle attigin “Meçhul Asker Aniti” bizim Giresun usaklarindan birinin degildir… Onlara, isteklerinin yerine getirildigini söyledin mi? Soylu ve temiz kanlarinin topraklara aktigi gün düsmanin da Akdeniz’de boguldugunu anlattin mi?

 

            Demek ki kazandiklari zafer, ürünlerini vermistir. Bu mucize yalniz düsmani degil, sarayi, padisahi, halifeyi de bogmustur. Sen olmasaydin, ey büyük kurtarici, Türk tarihi bugünü göremeyecekti. Olsa bile sayfalari artik zafer, özgürlük ve mutluluk degil, alçaklik, tutsaklik ve hakaret yazacakti. Padisah, halife dedigimiz hainler bizi satmislar, düsmanlarla birlesmislerdi. Saniyorlardi ki, Türk bir usaktir.

 

            Türk tarihi sonsuza akip giden bir kitaptir. Bilmiyorlar ki, Türk tarihinin temsilcileri yalçin kayalar üzerinde ve Türk ulusunun yüregindedir. Bilmiyorlar miydi ki sen, o yüreklerin birlestigi bir yüreksin… Bilmiyorlar miydi ki, Inönü Liyej’den, Sakarya ve Verdün’den ve sen hepsinden daha güçlüsün… Bilmiyorlar miydi ki, dünyada Türk kalbinden yapilmis kalelerden daha berkitilmis hiçbir sey, hiçbir sey yoktur… Onun için durmadan saldirdilar. Baslarini kimi kez güzel Izmir kiyilarindaki çelikten gögüslerle, kimi kez Sakarya kiyilarinda demirden gövdelere çarptilar. Oysa biz, onlarin bir ayda geçemedikleri Sakarya’yi bir günde geçtik, astik. Bin bir ulusun yardim ettikleri elen çocuklarin, Afyon’dan bir saatte attik. Iki yilda kan ve ates yanginina çevirerek yürüdükleri yolu, biz bir haftada aldik. Tarihe, onlar tarafindan taniklik edecek hiçbir kimse kalmadi. Günahlarini önce Sakarya’da, sonra da Akdeniz’de yikadilar. Onlar gidince padisah da gitti. Tanrilarin özgür yarattigi Türk tutsak olmadi. Tanrinin kendi elleriyle sancagimiza taktigi ay ile yildiz yerlere düsmedi. Bizi, yanlarindan geldigin Dumlupinar sehitleriyle sen kurtardin.

 

            Artik, baska bir yönetime bagliyiz. Kurtulus savasinda sehit olanlar, yalniz düsmandan degil, Saraydan da öçlerini aldilar. Yüzyillardir kalitçilik yoluyla basimiza bela olanlardan bizi kurtardin. Artik yazgimiz, Afrikali bir dadinin büyüttügü cahil bir sultanin elinde degildir. Simdi Baskanimiz siz ve Büyük Millet Meclisidir.

 

            Cumhuriyet bir taht ise, biz gençler onun ayaklariyiz. Biz kirilmadikça o düsmeyecektir. Ve üzerinde her zaman layik olan oturacaktir. Türk tarihinde artik kimse asalak yasayamaz. Sizin yaninizda bütün gençler yemin eder ki, vatanin aleyhine, ulusal egemenlik ve Cumhuriyetin zararina hangi bas kalkarsa koparacagiz. Isterse o bas, vatani ve ulusal egemenligi bize verenlerden biri olsun. Bireysel saltanatin mezari, Büyük Millet Meclisi yapisinin altindadir. Dirilmesinin ve horlamasinin olanagi yoktur, kalkmak isterse, ulusu bütün agirligi ile üstünde, bizi silahlarimizla karsisinda bulacaktir.”

 

            Atatürk’ün Giresun gençligine hitaben konusmasini da 19 Eylül Ilkögretim Okulu Türkçe Ögretmeni Timur Isik okudu.

 

            -Ey genç! Bütün memleketin gençligine tercüman olan kiymettar sözlerinden fevkalade memnun oldum… Hakikatin ifadesi olan Giresun gençligini tebrik ederim.

 

            Afyonkarahisar, Dumlupinar’da sizin usaklar da vardi. Bundan dolayi müsterih ve memnun olabilirsiniz. Memleket bu sözleri söyleyen gençlikle iftihar edecektir.

 

            Bu memleketin gençligi, hakkimda pek büyük teveccüh gösterdi. Bu kadar layik oldugumu bilmiyordum.

 

            Arkadaslar! Bu memleketi ve bu milleti asirlardan beri berbat edenler çoktan ölmüstür. Bütün gençlik buna iman etmelidirler. Bizim kanimiz akmadikça bunlar bir daha avdet etmeyecektir.

 

            Konusmalarin ardindan Vali, Garnizon Komutani ve Belediye Baskani, Seref Defterini imzaladi.

 

            Vali Mustafa Yaman, Seref Defteri’ne yazdigi metinde, duygularini su sekilde dile getirdi.

 

 

            “Aziz Atatürk,

 

            Giresun’a gelisinin 85. yilinda, Giresun halki en büyük misafirini o günkü heyecan ve cosku ile bagrina basmanin mutlulugu içersindedir. Giresun’a tesriflerinizin yil dönümünde, ilke ve inkilâplariniza bagliligimizi, bir kez daha tekrarliyoruz.

 

            Bizler özgürlügün kiymetini, bagimsiz bir milletin onurlu ve özgür bireyi olmanin ne büyük bir erdem oldugunu seninle ögrendik. Parolamiz ileri ve daima ileridir. Egitimde, bilimde, sanatta senin ilke ve inkilâplarini koruyup kollamada, hep en ileri olacagiz.

 

            Esirlerinin sonsuza dek bekçisiyiz. Onu koruyacak, yasatacak ve asrin devletleri arasinda ve hatta üzerinde yer alacak sekilde, ona sahip çikacagiz.

 

            Aziz Atam,

 

            Gaziler Günü’nü de kutladigimiz bu anlamli günde; ilke ve ideallerini, sonsuza dek yasatma kararliligindayiz. Sahsinizda tüm silah arkadaslariniza, sehit ve gazilerimize, bu gün vesilesiyle bir kez daha sükran duygularimizi sunar, aziz hatiran önünde saygiyla egiliriz.”

 

            Jandarma Bölge Komutani Tuggeneral Erhan Güder’de Seref Defterine yazdigi yazida su ifadelere yer verdi.

 

            “Ebedi Baskomutanimiz, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk,

 

            Giresun’a gelisinizin 85’inci yil dönümü ve gaziler gününü bir arada kutladigimiz bu müstesna günde, kurucusu oldugunuz Türkiye Cumhuru yeti’nin yilmaz bekçileri olan bizler aziz hatiraniz önünde saygiyla egiliyoruz.

 

            Türk Silahli Kuvvetleri; bugüne kadar oldugu gibi bundan sonra da Atatürkçü düsünce sistemi ve Atatürk ilke, inkilâplarinin isiginda kendisine verilen her türlü görevi ve Cumhuriyetimizin degistirilemez temel niteliklerini yasatma azim ve kararliligindadir.

 

            Bu gurur günümüzde siz ve silah arkadaslariniz basta olmak üzere aziz sehitlerimizi, ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle, hayatta olan gazilerimizi minnet ve sükranla aniyor saygilarimi sunuyorum.”

 

            Belediye Baskani Kerim Aksu’da Seref Defterine sunlari yazdi.

 

            “Türk Ulusunun Ata’si, Bagimsizligimizin ve Çagdas Cumhuriyetimizin Mimari,

           

            Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk;

 

            Bugün’ün Giresun’umuza gelisinizin 85. Seref yilini Kutlamanin mutlulugu içerisindeyiz. Bu anlamli günde, bizlere çagdas demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyetini armagan eden sizi ve silah arkadaslarinizi minnetle aniyoruz. Kentimizi Onurlandirdiginiz 19 Eylül 1924 günü Giresun’da sizi karsilayanlar hangi ruh ve heyecana sahip idiyse su an bende ayni duygulari hissetmekteyim. Biz Giresun halki olarak senin bize biraktigin tüm eserlerin bekçileriyiz. 85 yil önce ilimize geldiginizde “Kendimi bu kadar kuvvetli ve zinde gençlik içinde gördügümden dolayi bahtiyarim” demistiniz. O gün hakkinizda büyük teveccüh ettigini söylediginiz Giresun Gençleri hala ayni çizgide, Ilke ve devrimlerinizin isiginda yoluna devam etmektedir.

 

            Rahat uyu Atam…” 

 

            Seref Defteri’nin imzalanmasindan sonra Atatürk Kosusunda dereceye girenlere ödülleri verildi. Yarismada dereceye giren CumhuriyetIlkögretim Okulu ögrencilerinden; 1. gelen Dilara Akaya ve Ömer Özgülün ödülü Vali Mustafa Yaman, 2. gelen Begün Bal ve Mert Özkan’in ödülü Jandarma Bölge Komutani Tuggeneral Erhan Güder ve 3. gelen Babayigit ile Eray Cantürk’ün ödülleride Belediye Bakani Kerim Aksu tarafindan verildi.

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.