SON DAKİKA!

Avrupa dan Mesaj Var

 

Ali Özdemir

Köln Almanya dan bildiriyor…

 


Zaman dilimlerini birbirinden farkli kilan, onlarda yasananlar ve onlarin geriye biraktigi kalici etkilerdir. Ramazan ayi Islam’in ilk yillarinda barindirdigi, insanlik tarihi için dönüm noktasi niteligindeki olaylarla, bilahare asirlar boyu Müslüman toplumlarda üstlendigi rol, biraktigi tesirle, zaman ve dönem olarak farklilasan bir özellige, bir öneme sahiptir. Ramazan ayi, aylarin seçkini, zamanlarin en bereketlisi, müslüman toplumlarin birliktelik, kardeslik, zengin-fakir, kadin-erkek herkesin Yüce Yaraticimiz önünde esit oldugu idrakini  yeniledigi, müslüman birey olarak sabri, itidali, manevi derinlik ve tefekkürü artirdigi bir mevsim olmustur. Bu mevsim, var olanin farkina varma, eksikleri tamamlama, kararliliklari pekistirme, daha iyiye ve güzele dönüsümün kararini alma, kamil bir insan olma yolunda atilan adimlari siklastisma ve her seyden önce Rabbimiz’e kul olma coskusunu gönüllerde hissetme zamanidir. Bu mevsim, insanin gözünü ve gönlünü, dünyanin madde kaygisi ve maddilesen bakis açisindan,  yeniden maneviyata, madde üstüne, kalici olana, sade ama degerli, basit ama  tutarli makul olan ilkelere, degerlere ve anlamlara açma zamanidir.


Yaz sonunda yagan yagmurun yerdeki tozlari temizledigi gibi, müminlerin günahlarini ve kalplerini temizleyen, günesin sicakliginin siddetinden taslarin iyice isinip kizarmasi gibi oruçlunun da sirf Allah rizasi için katlandigi açlik ve susuzluktan   hararetlenmesi neticesinde günahlarindan arinmasi anlamina gelen, Peygamber Efendimizin veciz ifadeleri ile “Basi rahmet, ortasi magfiret, sonu ise Cehennem azabindan kurtulus olan” (Ibn Huzeyme, Sahîh, III, 191) Ramazan ayinda 1400 sene önce inzal olmaya baslayan hidayet rehberimiz Kur’an’in lafiz ve anlamiyla yeniden ve daha yogun bütünlesmek; sadece açlik ve susuzlukla degil, bilakis bütün organ, algi ve düsüncelerimizle oruç tutmak; bu ayin taci Kadir gecesini ihya etmek bizlerin kaçirmayacagi firsat olmalidir. Bu duygular içerisinde bu seneki Ramazan ayina  10 Agustos Sali gecesi kilacagimiz teravih namazinin ardindan, 11 Agustos Çarsamba günü tutacagimiz oruç ile birlikte baslamis olacagiz. Hepimize mübarek olsun!


Müslüman birey ve toplumun   uzlete çekilmeden ibadet ve maneviyatta yogunlastigi sosyal duyarlilik ve sorumluluklarini bir kez daha hatirlayarak, toplumun her katmaniyla bütünlestigi bu ay, ayni zamanda yüce dinimiz Islam’in din ve cinsiyet farki gözetmeden, insanlik ailesinin bütün bireylerine karsi duydugu ve korudugu insanlik onuru, insana saygi ve farkliliklarla birlikte yasamaya dair essiz ilkelerini  bir kez daha göstermenin firsatidir. Bu tasavvurla idrak edilen bir Ramazan ayi bütün bir insanligin, tanismasi, kaynasmasi ve anlasmasina vesile olacaktir.  Biz Avrupa’da yasayan, geleneginde Avrupa’nin ahlaki ve insani degerlerinin daha inceltilmis bir felsefesi ve pratigine sahip Müslümanlar, bu vesileden yararlanmada, Islam’in böylesi bir tutum ve yaklasimini sergileyebilmede daha fazla imkan ve sansa sahibiz. Bu yönüyle  Ramazan ayi, sadece Müslümanlar arasindaki iliski ve duyarliliklarin degil, ayni zamanda hangi dil ve dinden olursa olsun, komsu ve çevremizle iliskilerimizi yogunlastirmanin, karsilikli saygi ve anlayisi gelistirmemizin bir imkani olarak degerlendirilmelidir.


Bu duygu ve düsüncelerle, öncelikle Almanya’da yasayan bütün müslüman kardeslerimin mübarek Ramazan ayini tebrik eder, bu kutlu ayin, yapilan dualarin kabulüne, Islam aleminin dirlik ve beraberligine, bütün insanligin huzur ve barisina vesile olmasini Cenâb-i Hakk’tan niyaz ederim.


Prof. Dr. Ali DERE
Din Hizmetleri Müsaviri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.