FINDIKKÖŞE YAZILARIManşetSON DAKİKA

Cahit Akdoğan Yazdı; FINDIKTA KOKARCA KABUSU BÜYÜYOR!.

Fındık üreticisinin son yıllardaki en büyük kabusu olan kahverengi kokarca, artık sadece bir zararlı değil, bölge ekonomisini tehdit eden ciddi bir afettir.
Bahçelerdeki tahribat her geçen gün artıyor.
Üreticinin emeği ve umudu göz göre göre yok oluyor.
Geçtiğimiz yıl yaşananlar, tehlikenin boyutunu açıkça gösterdi.
Zamanında yapılmayan mücadele nedeniyle randıman düştü, birçok üretici ürününü değerlendiremedi.
Sorunun temelinde, zamanında ve yeterli mücadele yapılamaması var.
Özellikle kışlak döneminde gerekli müdahalelerin gecikmesi, sorunu bu yıla taşıdı.
Boş evler, depolar ve çatı araları yeterince ilaçlanmadı. Mücadelenin en zayıf halkası burada oluştu.
Feromon tuzakları da geç ve bilinçsiz kullanıldı. Bu durum, popülasyonun kontrolünü daha da zorlaştırdı.
Mart sonu ve nisan başı, mücadelenin en kritik dönemidir.
Sıcaklık 15 derecenin üzerine çıktığında kokarca hızla yayılır. Bu dönemde yapılacak gecikmesiz müdahale hayati önem taşır.
Bugün risk daha da büyüdü. Kokarca kışlaklardan çıkıyor ve hızla yayılıyor.
Sahadan gelen bilgiler sadece tarımsal zararla sınırlı değil.
Bazı muhtarlar ve vatandaşlar, kokarcanın bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açtığını, hatta bu nedenle hastanelik olanların bulunduğunu ifade etmektedir.
Doktorlar da kokarca kaynaklı alerji şikâyetleriyle hastanelere başvuruların olduğunu belirtmektedir.
Bu böcek artık sadece bahçelerde değil; şehirdeki evlerimize, yatak odalarımıza hatta yataklarımıza kadar girmiş durumda.
Bu durum, sorunun giderek bir halk sağlığı meselesine dönüşebileceğini göstermektedir.
Bugün sorulması gereken soru açık: Mücadelede geç mi kalınıyor?
Sahada çalışmalar var. Ancak üreticiye göre bu süreç çoktan tamamlanmalıydı.
Nisan ortasına gelinmesine rağmen ilaçlama faaliyetlerinin hâlâ sürmesi, bu böcekle mücadelede geç kalınıp kalınmadığı sorusunu gündeme getirmektedir.
Oysa en etkili yöntem, gecikmeden ve topyekûn mücadeledir.
Mücadele sadece bahçelerde değil, kışlak alanlarında da yapılmalıdır. Gerekirse bu alanlarda ilaçlama zorunlu hale getirilmelidir.
Başarıya ulaşmak için tüm boş yerleşim yerlerinin ve tüm fındık bahçelerinin ilaçlanmasının yolları araştırılmalı ve bulunmalıdır.
Fındık Araştırma Enstitüsü’nün biyolojik mücadeleye daha fazla ağırlık vermesi gerekiyor. Samuray arısı üretimi artırılmalı, doğaya salımı yaygınlaştırılmalıdır.
Bahçelerde bilinçli ve zamanında ilaçlama şarttır. Geciken ve düzensiz uygulamalar yeterli olmaz.
Üretici, önerilen doz ve takvime uymalıdır.
Geçen yıl önemli bir tecrübe oldu. Aynı hatalar tekrarlanmamalıdır. Daha planlı ve koordineli mücadele artık zorunluluktur.
Bu sorun tek bir kurumun çözebileceği bir mesele değildir. Tüm kurumlar ve paydaşlar sürecin parçası olmalıdır.
Önümüzdeki süreç, geçen yıl göreve başlayan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz için önemli bir sınav niteliğindedir.
Aynı şekilde, Sayın Vali Mustafa Koç’un koordinasyonunda yürütülecek çalışmalar da mücadelenin seyrini doğrudan etkileyecektir.
Doğru zamanda doğru adımlar atılırsa bu tehdit kontrol altına alınabilir. Aksi halde yılların emeği kaybedilebilir.
Tehlike büyük.
Ama birlikte ve kararlılıkla hareket edilirse çözüm mümkündür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.