Ramazan gelince pazarlar dolup taşıyor. İnsan aç olunca sofraya koyacağı ürüne daha çok yöneliyor.
Tereyağı diye satılanlar gerçekten tereyağı mı,
köy peyniri denilenler ne kadar doğal, bal diye alınan kavanozların içi bal mı, şurup mu belli değil.
Oruçluyuz diye tadına bakamıyoruz, satıcının sözüne güveniyoruz.
Ama sonuç ortada: pazardaki ürünlerin çoğu şüpheli.
Üstelik bazı pazarcılar yemin ederek satış yapıyor.
Vallahi-billahi doğal diyorlar.
Ama denetimlerde birçoğu tahşişli çıkıyor.
Bu açıkça halkı kandırmaktır.
Mesele sadece hileli ürün de değil; günlük hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız gibi özellikle Ramazan ayında haram olan domuz eti, at eti, eşek eti ya da mundar etin çeşitli yollarla soframıza girmesini asla istemiyoruz.
Bu yüzden özellikle Ramazan ayında denetimler sıklaştırılmalı,
sahtekârlara asla göz yumulmamalı.
Bu işten kim sorumlu?
Gıdanın sağlığını denetleyen İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, eksik tartıyı yakalayan İl Ticaret Müdürlükleri ile pazarları kontrol eden Belediye zabıtaları.
Kimse sorumluluktan kaçmamalı. Bu milletin sağlığı size emanet.
Kaç pazar denetlendi, kaç üründen numune alındı, kaçı uygunsuz çıktı açıkça paylaşılmalı.
Halk ne yapıldığını bilmek istiyor.
Ve tam burada insanın aklına şu soru geliyor:
İlgililer gerçekten köy pazarından katkısız diye satılan yağdan, sütten, peynirden, baldan alıp evlerine götürüp yiyebiliyorlar mı?
Yoksa eve gidince eşlerinden “Bunu nereden aldın, bu sahte!” diye sitem mi işitiyorlar?
Eğer kendileri gönül rahatlığıyla yiyemiyorlarsa, halkada yedirttirmemeli.
Ramazan pidesi de unutulmamalı.
Gramajı eksikse, sağlıksızsa hemen müdahale edilmeli.
Kontrol edilmeyen tek ürün kalmamalı.
Bir de Ramazan’ın vazgeçilmezi tatlılar var.
Başta baklava olmak üzere birçok şerbetli tatlı kentlerin bazı bölgelerinde tezgâhları dolduruyor.
Ancak nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan merdiven altı tatlılar çok ucuza satılıyor, vatandaş da düşünmeden alıyor.
İçinde ne var, hangi şartlarda yapılıyor bilen yok.
Bu tatlılar da mutlaka sıkı ve düzenli şekilde denetlenmeli, vatandaş sahtekârlardan korunmalı.
Bu konu doğrudan halk sağlığı meselesidir.
Ben bir vatandaş olarak sahte gıda yemek istemiyorum.
Devletin ilgili kurumları da vatandaşın sofrasına giren her ürünün güvenli olmasını sağlamak zorundadır.
Denetim istiyoruz, şeffaflık istiyoruz, sağlıklı gıda istiyoruz.
Ve bu konuda sürekli bilgilendirme istiyoruz.
Cahit Akdoğan Yazdı; Ramazan’da Bari Sahtecilik Yapmayın
0
16

16
