SON DAKİKA!

GİRESUN’LU İLK JOKEY ÜMİT YAYLA

Aslen Giresun Merkez Erikliman Gazilertepesi Köyü nüfusuna kayıtlı ünlü Jokey Ümit Yayla halen neler yaptığını ve nasıl yaşadığını ünlü at yarışı bülteni Lider Form dan Necati Doğan’a anlattı.

Necati Doğan: Sevgili Ümit Yayla merhaba. Yarış severlere kendinden bahseder misin?
Ümit Yayla: Merhaba Necati ağabey, tabii ki bahsederim. 1981, İstanbul doğumluyum. Aslen Giresunluyum. 1993 yılında Apranti Eğitim Merkezinden mezun oldum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Necati Doğan: Geçmişte başarılar kazanmış, birçok başarıya imza atmış birisin. Bizlerle paylaşır mısın?

Ümit Yayla: Uzun yıllar at bindim. Tabii ki insanın unutamadığı anıları ve yaşadıkları oluyor. Kısaca bahsetmem gerekir ise mesela ilk yarışımı 1997 yılında Adana’da bindiğim Wasp isimli safkan ile kazandım. 2005 yılında Sultan of The dance isimli safkan ile kazanarak jokey oldum. Çetin isimli safkan ile Cumhuriyet Koşusunu kazandım; O dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer’in elinden kupayı aldım ki bu anımı hiç unutamam.

umityaylajokey

Necati Doğan: Şu anda neler yapıyorsun?

Ümit Yayla: Camiamızda İdman jokeyi olarak hizmet vermeye devam ediyorum. Anlaştığım ekürilerin atlarına idman veriyor, akşamları gezintilerine katılıyorum. Bir de ben fanatik derecede Galatasaraylı olduğum için hiçbir maçını kaçırmıyorum. Eşim Nermin Yayla ve çocuklarım Fırat ve Çınar ile vakit geçiriyor. Camiamız içerisindeki arkadaşlarım ile hergün ahırlarda bilgi paylaşımında bulunarak sohbetler ediyorum. Justin Sultan ve Exlusıve Son isimli safkanlarında at sahipleri ile ortaklaşa çalışarak onların yarışmalarına katkıda bulunmaya çalışıyorum.

Necati Doğan: Ümit, jokeylik mesleği geçmişte olduğu gibi günümüzde de aynı mı? Farklılık gözlemleyebiliyor musun?

Ümit Yayla: Bizim şanslı bir nesil olduğumuzu düşünüyorum. Zamanımızda Süleyman Akdı, Ahmet Atçı, Akın Özdeniz, Ertül Cankılıç gibi şu anda at binmeyen büyüklerimizin yanında yetiştik. Terbiye ve saygı hat safhada idi. Şu anda çalışan arkadaşlar da şanslı ancak ileride jokeylik mesleğinin akademik düzeyde olacağını düşünüyorum. Çünkü aprantiliğinizde bulunduğunuz illerde ki bineceğiniz atları çalıştırabiliyorsunuz. Ancak jokeyliğinizde bu mümkün olamıyor ve zaman ile bunun önüne geçilip her jokey olan arkadaşımız ülkemiz Türkiye’de sayısı her geçen gün artan hipodromlarımızda at binmelidir. Çünkü 5 kilo problemi yeni jokey olan arkadaşlarımızı zorluyor. Onlar ise şansları az olduğundan tek bir şehire bağlı kalamıyorlar ki burada mesleğimizin daha ciddi yapılması bu işten para kazanarak geçinebilmemizi gündeme getiriyor.

Necati Doğan: Aprantiliğinde ve jokeyliğinde sana yardım eden oldu mu?
Ümit Yayla: Jokey Ertül Cankılıç, At Sahibi Aziz Alpay ile At Sahibi Selami Orhan meslek hayatım boyunca her zaman yanımda olmuşlardır.

Necati Doğan: Yarış camiamızın bu günleri hakkında neler düşünüyorsun?

Ümit Yayla: Son zamanlarda yönetimin çok çalıştığını ve çok iyi işler yaptığını söyleyebilirim. Bizler bu camianın emektarlarıyız ve devamlı olarak çalışmaktayız. Ancak 12 senedir bulunduğum İzmir pisti 8 senedir süreklilik gösterdiği için yorgun düştüğünü düşünenlerdenim. Ne kadar da olsa İzmir Şirinyer Hipodromu pisti çalışanlar sayesinde isteklerimize cevap veriyor. Fakat herhangi bir doğa olayında bizleri çok zorluyor. Yönetimimizin önümüzdeki günlerde bu sorunu çözeceğini düşünüyorum. Serdal Adalı ve yönetiminin zaten başarılı geçirdiklerini düşündüğüm kısa yönetimlerinin ardından tekrardan bizlere, camiamıza uzun yıllar hizmet etmelerini diliyorum.

Necati Doğan:Peki Ümit planların var mı?

Ümit Yayla: 12 yıldır sürekli İzmir Şirinyer Hipodromundayım. Her sabah çalışmalarımı aksatmadan yürütmeye çalışıyorum. Ancak bu sene anlaştığım At sahibi Talip Öztürk ekürüsi ile İstanbul Veliefendi Hipodromunda çalışma kararı aldım. Aynı zamanda Asli üye Ahmet Özbelge ekürüsinin atlarının da idmanlarını yapacağım.

Necati Doğan: Son olarak ilave etmek isteğin bir konu var mı?

Ümit Yayla: Atlar ile dolu dolu günler geçiriyorum; Allah eksik etmesin. Ayrıca camiamızın olmazsa olması yarış severlerimize bütçelerini sarsmadan bahis ve ganyan oyunlarına katılmalarını, at yarışları ile şüpheye mahal vermeden eğlenmeye hipodromlarımıza gelmelerini isterim. Çünkü unutmasınlar her koşunun bir galibi var fazla miktarlarda oyun oynamalarına gerek yok. Bu camiayı çok seviyorum. Gerek jokeyliğimde gerekse çalışmalarımda bana akıl hocalığı yaparak yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür ederim.

Necati Doğan: Gerçekleştirdiğimiz bu söyleşi için teşekkür ederiz.

Ümit Yayla: Ben teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.