SON DAKİKA!

Gözdagi Ve Bel Asagi

Son günlerde Giresun da moda bir deyim var “fincanci katirlarini ürkütmek.” Simdi hazir moda olmusken degerlendireyim manasinda degil ama yeri gelmisken yazayim dedim. Iste yazilan bu fincanci katirlarinin sözünün geldigi yer. Bu deyimin kökeni Nasreddin Hoca ya kadar uzanir. Hoca, bir gece mezarlik kenarinda yürüyerek evine dogru giderken, ayagi kayar ve bos bir mezara düser. O zaman kendi kendine “Acaba burada biraz yatsam sual melekleri bana da gelir mi?” diye düsünür ve gömlegini çikararak yari çiplak mezara uzanir. Bu sirada hayvanlari çanak çömlek ve cam esya ile yüklü katircilar da mezarliga dogru gelirler. Katirlarin boyunlarina asili zincirlerin çikardiklari sesler, hayvanlarin konusmalari ve katircilarin bagrismalari duyulur. Nasreddin Hoca, bütün bu gürültü ve seslerden hiçbir anlam çikaramaz. Kendi kendine “Ne talihsiz bir zamanda buraya düstüm. Kiyamet Günü gelmise benziyor” der.


Dehset ve korku içindeki Nasreddin Hoca hemen mezardan kaçmayi düsünür. Fakat tam mezardan çikacagi sirada, fincanci katirlari da Hoca nin düstügü mezarin önüne gelirler. Mezardan yari çiplak bir mahlûkun çiktigini gören hayvanlar, panige kapilarak ve birbirlerine çarparak kosusmaya baslarlar. O zaman da sirtlarindaki çanak, çömlek ve cam esya yere düserek paramparça olur.
Sinirlenen katircilar, Hoca yi yakalayarak kim oldugunu, geceleyin mezarlikta ne aradigini sorarlar. Ne diyecegini bilemeyen Hoca, öteki dünyadan geldigini, bu dünyada olan biteni merak ettigini söyleyince, katircilar Hoca yi iyice hirpalarlar.
Hoca, gece yarisi vücudunun her tarafi agri ve sizi içinde evine geldigi zaman karisi niye geç kaldigini sorar. Öteki dünyadan geldigini söyleyince karisi:
“Peki o dünyada neler olup bitiyor?” diye sorar.
Hoca;
“Hiçbir sey! Eger fincanci katirlarini ürkütmezsen…” simdi gelelim biz esas meselemize;


Giresun dan Tunceli ye atanan Valimiz Mustafa Taskesen için veda yemegi veriliyor. Yemegi nerede ise belediye hoparlörleri duyuruyor. Tabi bu böyle olunca da halk sevilen Valimize veda etmek için zaten küçük olan salonu dolduruyor. Dolayisi ile gelen protokole yer kalmiyor. Birçogu ayakta kalinca suçlu Valilikte görev yapan üst düzey bürokratlar oluyor. Valilik bürokratlari protokol karsilama ya da masa bulma görevlisi gibi çalisamaz, garson degildir. Bütün bunlar olurken çesitli basin ve yayin organlarinda valilik bürokratlari hakkinda dedikodu mahiyetinde haber yazi ve mansetler yapmak, gazetecilik meslegi ve etigi bakimindan uygun da degildir. Bir baska açi ise Valiligimizde görev yapan bürokratlar ile ilgili siyasi partilere karsi ya da yandasi yakistirmalaridir. Valilik bürokratlari hiçbir zaman siyasi olmamistir, olamazda, olsa idiler yillardir ayni vazifeleri yapamazlardi. Simdi sözün özü bu degerli memur arkadaslarimizdan haklarinda yazi yazanlarin bir helallik borçlari yok mu? Moda deyim “FINCANCI KATIRLARINI ÜRKÜTMEK” yukarida açiklandi ve yeterli sanirim. Bir de bürokratlari tehdit etmek onlara bel asagi saldirmak hakkaniyetle bagdasmaz. Gazetecilik adina yapilan bu çirkin isler ayni zamanda meslege de büyük yaralar verecektir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.