SON DAKİKA!

SORAN VE SORGULAYAN GENÇLER

Belirli bir grubun tamamina ya da yalnizca bir gruba ait olmalari nedeniyle, üyelerine toptan gösterilen olumsuz inanis ve tutumlar önyargi (pesin hüküm) olarak tanimlanmaktadir. Kisiler ve gruplar, ait olduklari gruplari yüceltebilmek için öteki grubu, kimi zaman insan onurunu kirici boyutlara varabilen, asagilayici özelliklerle betimlerler.

Bireyleri veya topluluklari kategorize ederek ötekilestiren bu ayrimcilik, toplum barisini da tehdit eden bir hosgörüsüzlük ürünüdür.

Sosyolojik olarak; topluluklarin, hatta uluslarin, topyekün, ayni dogrultuda düsünmesi ancak kendisini gerçeklestirememis bireyler ile mümkün olmaktadir. Farkli fikirleri tehdit olarak algilayan bu anlayis; bireyde bulunmasi beklenilen, düsünme, sorgulama, elestirme özelliklerinin zayiflatilmasi sonucu ortaya çikmaktadir.

Iste bu olumsuz düsünce yaklasimini elimine etmeyi amaçlayan bir proje olan; Düsünme Gücü: “Soran ve Sorgulayan Gençler Için Ögretmen Egitimi Destek Projesi” 8 pilot ilde devam etmektedir. Sabanci Üniversitesi/Egitimde Reform Girisimi (ERG), MEB/Ögretmen Yetistirme Genel Müdürlügü ve Akbank arasinda yapilan protokol uyarinca yürütülen proje son asamaya gelmistir.

ERG tarafindan hazirlanan proje ile ezberci ve bilgi yüklemeye dayali degil, elestirel düsünmeyi tesvik eden, yaparak, yasayarak ögrenmeyi esas alan ögrenci merkezli egitimleri içeren, ögretmen egitimleri esas aliniyor.

Pilot olarak belirlenen; Ankara, Istanbul, Izmir, Adana, Kayseri, Samsun, Kahramanmaras ve Van illerindeki egitim 5 gün sürüyor.  Egitimler, daha önce egitici egitimine katilmis bulunan, egitici ögretmenler (formatörler) tarafindan verilirken, Anadolu Ögretmen Liseleri ve Ilkögretim Okullari 6, 7 ve 8. sinif brans ögretmenleri hedef grubu olusturuyor.

Il Milli Egitim Müdürlükleri koordinatörlügünde yürütülen projede, ERG tarafindan gelistirilen,  “Kaynak Dosyasi” ve “Düsünen Sinif Için Ögretme ve Ögrenme Yöntemleri” kitabi önemli bir yer tutuyor.

“Kaynak Dosyasi”nda; Ayrimcilik, Çevre, Küresellesme, Kültürel Miras, Savas ve Genetik konulari yer aliyor. Bu yöntem, hem ögretmenleri düsünmeye yönlendiriyor, hem de ögretmenlerin seçenek özgürlügünü artiriyor. Kaynak Dosyasi bu yönüyle, ögretmenlerin katki ve eklemelerine de açik bir materyal olma özelligi tasimis oluyor.

Yöntem kitabinda ise; Beklenti Olusturma, Bilgi Insa Etme ve Birlestirme (BBB Asamalari) metoduyla; Ögrenme, Öykü Metnini Anlama, Isbirligi Ile Ögrenme,  Tartisma Yönetimi, Yazma, Sorma ve Arastirma, Iknaya Yönelik Yazma Yöntemleri, Savlarin Anlasilmasi ve Elestirel Dinleme konulari; Neler Biliyoruz? Neler Bilmek Istiyoruz? Ve Neler Ögrendik? (3N) yöntemi kullanilarak uygulamali yapiliyor.

Egitimlerin hemen basinda, ortasinda ve sonunda ögretmen ve ögrencilere uygulanan anketler ile egitimin bireydeki bilgi ve davranis degisiminin ölçümü hedefleniyor.

MEB’in egitici, Sabanci Üniversitesi’nin akademik ve Akbank’in ise maddi destek sagladigi proje, sonuçlari bakimindan, reel sektörün alternatif egitim önerileri sunmasi açisindan da ilgi çekici.

Proje ile soran ve sorgulayan, özgür ve özgün düsünebilen, farkliliklara saygi duyan, hosgörülü, elestiren, elestirilmeyi tehdit olarak degil, sorunlarin çözümü için firsat olarak görebilen, dolayisiyla kendisini gerçeklestirebilen bir gençlik hedefleniyor.

Bilgiye ulasmanin kolay ve hizli oldugu çagimizda; bilgi sahibi olunmadan, fikir sahibi olunamayacagi, olunmasi halinde ise bu fikrin önyargilarin tehdidi altinda kalacagini asagidaki trajik hikâye destekleyecektir. “Uzaklarda bir köyde, kocasi, çocugu dogmadan ölmüs, tek basina yasayan hamile bir kadin kendisine arkadas olmasi için dagda yarali olarak buldugu bir gelincigi evinde beslemeye baslar. Gelincik kadinin yanindan bir an bile ayrilmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallasir. Bir kaç ay sonra kadinin çocugu dogar. Tek basina tüm zorluklara gögüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadir. Günler geçer ve kadin bir gün bir kaç dakikaligina da olsa evden ayrilmak ve yavrusunu evde birakmak zorunda kalir… Gelincikle bebek evde yalniz kalmislardir. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelincigi ve kanli agzini görür. Anne çildirmisçasina gelincige saldirir ve oracikta öldürür hayvani. Tam o sirada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir… Ve odada besigi, besigin içindeki bebegi ve bebegin  yaninda duran parçalanmis bir yilani görür.”

Ünlü fizik profesörü Albert Einstein, “Önyargilari yok etmek, atom çekirdegini parçalamaktan daha zordur” sözü ile önyargilarin ne kadar tehlikeli olduguna vurgu yapmistir.

Önyargilarimizin yanlisligi altinda ezilmeyecegimiz bir dünya dilegiyle…

Kaynak Dosyasi: ERG, Ayrimcilik, 2009, Prof. Dr. Füsun ÜSTEL, Yrd. Doç. Selcan SERDAROGLU.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.