SON DAKİKA!

2011’E DAIR…

2011’E DAIR…


Koskoca bir yil, 2010 geçti. Havai fiseklerle, sölenlerle, renk cümbüsüyle karsiladigimiz 2010’u yine ayni sekilde ugurlayip 2011’e yelken açtik. Insanlik tarihine barisçil anlayistan çok, kisisel çikarlar ve ayarsiz hirslarin yön verdigini çok iyi bilmemize karsin umutlanmistik, sevinmistik, eglenmistik 2010 gelirken. Bolluk bereket yili olmasini dilemistik ülkemize. Türkülerle, sarkilarla, halaylarla, horonlarla hos geldin demistik yeni yila. 365 gün harala gürele geçti velhasil. Göge direk denize kapak olmaz hesabi sirlar, serler, savlar düstü yerlere. Artik 2011’e bakacagiz.


Açilim dedik kapatamadik, çalistay dedik çalisamadik, kin dedik bitiremedik, nefret dedik sevemedik, analarin gözyasi dedik kurutamadik, füze kalkani dedik barisamadik, açiz dedik kitligi önleyemedik, türban dedik çözemedik, kurultay dedik kuramadik, kurban dedik angus kestik, hirsiz dedik arsizlastirdik, iyidir dedik yandas olduk, kötüdür dedik Silivri’li olduk, hacilarimiz degme tacir halkimiz garip guraba fakir oldu, yani saydikça artan hiç olmayacaklar oldu, olmasi gerekenler 2011’e kaldi, birakildi. Yasayip görmek düstü bizim payimiza da…


Çalinan hayatlari, asirlik öfke ve kizginliklarla görmezden gelenlerin sirtinin sivazlandigi, ilahlastirildigi kuru gürültülerle geçen bir yil yasadik kisacasi. Maskaraliklar kara dolaplardan savrulup, saçildikça ebabil kusu gibi okyanus ötesi ötenlerin çogaldikça çogaldigi, bitmeyen, zaman asimina ugratilan davalarin ahrete kaldigi, yasam zemberegi bosananlarin saray pariltili sürgünleri yasadigi bir yil geldi geçti. Ve bir dönem kapandi simdilik.


Özenilip bezenerek, düzenlenen kurallar silsilesiyle sus pus olmus bireyler, kimliksiz kisilikler, kullar tebaalar yaratilmaya çalisilan günümüzde, eski ve yeni yil adina, özgürlesen toplum adina, dogrulari haykirmaktan asla çekinmeyecegiz, nefes aldigimiz sürece.


Geçmisi yasayarak, geçmisten çare umarak, hep kendini hakli gören düz mantikla bir yol haritasi çizmek bize yakismaz. O nedenledir ki; daima insani olani bulmaya çalismanin gayreti içinde olacagiz.


2011 yilinin geçen ocak ayina bakip, kalanini heyecanla yasayacagiz. Yilin sonunda böylesi bir yazi kaleme almamak dilegiyle, karsiladigimiz gibi ugurlayabilmek istegiyle, yeni yilin içinin ülkemiz adina güzelliklerle dolmasi, doldurulmasi özlemiyle yanip tutusarak bu günden yilin ilk ayindan yaziyoruz ve bekliyoruz.


Yerel gazeteci ve gurbetçi kimligimizi yeni yilda, ilgisizlikten kaynakli, kiskançlik yüklü, yikici elestirilerin yasanacagi her türlü arenadan uzak tutacagiz. Çünkü havaya ve esen rüzgâra göre yön degistirenlerin, degistirmislerin hesaplari disindaki envanterle ilgilenecegiz. Bilançosunu tutacagiz hayatin. Ne birilerinin borazanciligini yapariz ne de birilerinin kiyamet sur’unu üfleriz. Bilginin dogru verilmesi, dogru alinmasi ve degerlendirilmesi, verilerin duygularin, dilek ve temennilerin mantikli ve dosdogru yönlendirilmesi için cehenneme direk oluruz, hiç çekinmeden. Çünkü Kitabimizda tarafli kalem oynatmaya yer yok…


Açikçasi, çözüm odakli bir rekabet, dengesizlestirilemeyecek bir deger olusturabilme pesindeyiz. Geçmisi gereginden fazla gündemde tutmadan, gelecegi öngörerek, ortaya sürülen tezlere ve projelere nesepsiz alkis tutan degil, yersiz tartismalarin tarafi olmadan takdir yetkisini kullanan olacagiz. Sözün bittigi yerde kurtarici, can simidi aramamak içindir tüm çabamiz.


Çünkü” Giresunumuza ve ülkemize nasil yarar saglanacagini, katki sunulacagini bilen ve görenlerdeniz”…


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.