SON DAKİKA!

Ayrilik Yaman Kelime

Tabiatin rengarenk bir hal aldigi bu bahar mevsiminde, yazima hüznü çagristiran bir baslikla basliyor olmam, sizleri üzmek istememden degil inanin.
Gerçi hayat bu ve içinde her sey var, maalesef. Aci, tatli, güzel, çirkin, hos ve nahos gibi ve hepside biz insanlar için malum.
Ayriliklar her insani üzer incitir mutlaka, ama hayatimizda da muhakkak karsilastigimiz ve maalesef sikçada yasadigimiz bir olgu, bir duygudur.
Keske hiç yasamasak ayriligi ve hiç ayrilmasak elimizden, yuvamizdan, arkadaslarimizdan, sevgilimizden,
Hep yani basimizda olsalar özlemini çektiklerimiz. Dizine yatirip basimizi oksadiginda bütün agrilarimizi, bütün acilarimizi unutuverdigimiz, kaç yasinda olursak olalim hep sevgisine, ilgisine, sefakatine ihtiyaç hissettigimiz, eli öpülesi analarimiz.
Hep yanimizda olsa keske, bakislarindan bile çogu zaman ürküp tirstigimiz ama kendimizi hep ihtiyacina mecbur hissettigimiz güven abidesi babalarimiz. Abilerimiz yanimizda olsalar gene ve kollayip korusalar bizi sokaktaki itten, çakaldan serseriden.
Dedim ya hayat iste ve cani çikasica YAMAN AYRILIK.
Mutlaka karsimiza çikiyor bir sekilde. Kimimize is, as diyerek gurbet koyuyor adini, kimimize sevda, diyerek hasret.
Kimimize de vatan diyor ilelebet. Gönüller bir olsun dostlar ne diyelim.
Ama bütün bunlar olmasaydi o zaman onca sarki, türkü, siir, beyit, agit nasil yazilir nasil çikardi ortaya.
Bakin iste bir kaç örnek size dostlar. Yazanlar neler çekti varin siz anlayin artik.
Nice sultanlari tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrilik, bir yoksulluk, bir ölüm… KARACOGLAN
Gurbetten gelmisim, yorgunum hanci!
Suraya bir yatak ser yavas yavas…
Aman karanligi görmesin gözüm!
Beyaz perdeleri, ger yavas yavas.


Garibim; her taraf bana yabanci,
Dertliyim; çekinme, doldur be hanci!
Ilk önce kimildar hafif bir sanci;
Ayrilik sonradan kor yavas yavas… BEKIR SITKI ERDOGAN
(Bu sözler kimlere yazildi kim bilir)dostlar okuyorsunuz degil mi. valla harbiden de yamanmis bu ayrilik.
resmin rehindir gurbetimde
gurbetimde sesleri asindirmis kimliksiz bir kasaba
ve senin kederini islatan o yagmurlar rehin
alni özlemle daginik bir aksam getirdim sana
sar, büyüt ellerinle, konuk et sicakligina
konuk et kanatlari kanatilmis kuslar getirdim sana…
ve aksam, bir kez daha
saçlarini topla ve dagit sesini rüzgârlara
“bir of çeksen karsiki daglar yikilir”
çekmiyorsun!


akarsulari imrendiren yüzün de
sabahçi kahveler de biliyor
görüsmeyeli yorgunum
yikik kentler kanadi sevinçlerimle
görüsmeyeli ya sen nasilsin
adim, adresim durur mu defterinde?
simdi siirt’te koyun kokulu bir gecedeyim
beynimde iklimsiz papatyalar
ve kusatilmis bir aksam duruyor penceremde


sokaklarin gün batinca neden bosaldigini
ve yüregimin neden kabardigini bilmiyorum
konussam: sessizlik/gitsem: ayrilik


sonra kipirtisiz yasladim gögsümü bogulmus güne
al bu çagrilari sulara göm, o uzak sulara
gurbetini rehnetme özlemimde… YILMAZ ODABASI
Bin bir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharin koynundan koparip sana
ipek bir mendile sardigim yüregimle
sehzade gülleri gönderiyorum
umutlar kaliyor; ben gidiyorum.


Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
kaptanlari sorgulayan
yanindan geçen küheylanlarin
korku tufanina yakalandigi
siyah gözlerine beni de götür
günes ülkesinden gelen yigitler
benzeri olmayan bir dünya kursun
cellat, ayriligin boynunu vursun… NURULLAH GENÇ
Demek ki bunlarda olmaliymis bedeli her ne kadar agirda olsa.
Evet, sevgili dostlarim, ayriliklarin olmadigi, hasretin yasanmadigi sevgi ve mutluluk dolu nice günler ve yillar sizlerin olsun diyor, en derin sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum.
Yüzünüzden gülümseme, yüreginizden sevgi, bedeninizden saglik hiç ama hiç eksik olmasin.
Hosça ve dostça kalin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.