SON DAKİKA!

ÇÖZÜM YOLU

Hepimiz sokakta yürürken ya da trafik isiklarinda yesilin yanmasini beklerken küçücük ama elleri yüzleri kir içinde, ayaklari çiplak çocuklarla karsilasiyoruz. Bu çocuklar aileleri tarafindan çalismaya, belki su belki mendil satarak para kazanmaya zorlaniyor. Bu çocuklar aileleri tarafindan istismar ediliyor. Onlari gördükçe belki de hepimiz, ailelerine karsi nefret duygularina kapiliyoruz. Ancak onlardan daha kötü durumda olan çocuklar da var. Çünkü ailelerince çalistirilan bu çocuklarin emekleri istismar edilirken, digerlerinin hayatlari, umutlari ve daha da kötüsü kimlikleri istismar ediliyor. Bahsettigim diger çocuklar, terör çocuklari.

Gelisen süreçte belki de yapilmasi gereken ilk açilim bu terör çocuklarina yönelik olmaliydi. Yasanan terör olaylarina karsin vicdanlarin el vermedigi, her ne kadar ortada bir suç olsa da kimsenin içine sinmeyen bir uygulamaydi onlarin basina gelenler.  En basta içimizi sizlatan, henüz 10’lu yaslarda ki çocuklarin en adi suçlardan biri olan terörün savunuldugu gösterilerde, ön saflarda polise karsi kalkan olarak kullanilmasiydi. Devaminda ise gösterilerde gözaltina alinan bu çocuklarin özel yetkili agir ceza mahkemelerinde terör örgütü üyesi gibi yargilanmalari, toplum vicdanini rahatsiz ediyordu. Adalet Bakanligi hazirlamakta oldugu bir yasa tasarisi ile bu sorunun önüne geçmeyi amaçliyor. Buna göre öncelikle çocuklarin özel yetkili agir ceza mahkemeleri yerine, çocuk mahkemelerinde yargilanmalari saglanacak. Devaminda ise çocuklarin alacaklari cezalarda indirimler yapilip hükmün açiklanmasinin geri birakilmasi ve denetimli serbestlik uygulamalarina gidilecek. Bu dogrultuda belli bir süre suça bulasmayan çocuklarin cezalari kalkacak.

Tasari kanaatimce yerinde olmakla beraber, önemli bir eksikligi içeriyor. Zira hazirlanan tasarida yer alan tüm bu düzenlemeler çocuklarin terör örgütü üyesi gibi yargilanmalarinin önüne geçmeye yönelik. Ancak henüz 10’lu yaslarda ki çocuklari suça iten etkenler ortadan kaldirilmadan, onlarin tekrar ayni suçu islemelerinin önüne geçmeden yapilacak yasa degisikligi, bu çocuklari kurtarmaya yetecek mi? Ya da islenen suçu ortadan kaldiracak mi? Çocuklar içine düstükleri oyunu fark etmeden, ailelerinde ki büyüklerinin telkinleri dogrultusunda, yasa disi gösterilerde güvenlik güçlerine tas atiyorlar. Attiklari taslarin polislerin canini acitmaya yetmeyecegini bilmeden, ya da yaktiklari atesin cürümünü boylarindan büyük zannederek direniyorlar polise karsi. Daha sonrasi ise mahkeme kolidorlarinda, daha kötüsü de hapishanelerde geliyor. Çocuklar yargilama sonunda ceza almasalar dahi hayata bakislarinda ki masumiyetlerini kaybediyorlar. Iste bu yüzden öncelikle bu çocuklarin mahkemelerin ve hapishanelerin yakinlarindan dahi geçmemelerini saglamaliyiz. Bunu saglamak ise onlari gösterilerde siper olarak kullananlara karsi caydirici önlemler almakla mümkün olacaktir. Örnegin çocuklari yasa disi gösterilere katilmaktan ceza alan ebeveynler, bu suça istirakten ya da çocuklari suça azmettirmekten cezalandirilabilirler. Bu yolla çocuklarin yasa disi gösterilere katilmalari ve terör malzemesi olarak kullanilmalari engellenmis olacaktir.

Kisinin hukuka aykiri bir hareketinden ötürü sorumlu tutulabilmesi için ayni zamanda kusurlu olmasi gerekir. Kusur ise agirligina göre kast ve taksir olarak ikiye ayrilir. Kastin esas unsurun da yapilan hareketin sonucunu bilmek ve istemek oldugunu düsününce, çocuklarini yasa disi gösterilere katilmalari için gönderen ebeveynlerin sorumlulugu ortaya çikacaktir. Zira onlar çocuklarini, tamamen bilinçli bir sekilde yasa disi gösterilere göndermekte, dahasi da onlari bu gösterilere katilmaya zorlamaktadirlar. Kisacasi onlarda suçun olusmasi için gerekli olan hukuka aykiriligin bilincindeler.

Ebeveynlerin sorumlulugunu suça istirak açisindan ele aldigimizda; Islenen bir suçta fail, suçun olusmasina herhangi bir sekilde katkida bulanan kisi degil, suçun unsurlarini gerçeklestiren kisidir. Bu dogrultuda hukuk sistemimizin ana unsurlarindan biri olan suçta ve cezada kanunilik ilkesi, suçun unsurlarini gerçeklestirenlerin disinda kalip da, suçun gerçeklesmesine herhangi bir katkida bulunanlarin cezalandirilabilmesi için, yasa da açiklik bulunmasini gerektirir. Bu dogrultuda Adalet Bakanliginca hazirlanmakta olan yasa tasarisi önem arz etmekte.

Ayrica somut olay suça azmettirme kapsaminda ele alinarak ebeveynlerin sorumlulugu öne çikarilabilir. Suça azmettirme kisiye suç isleme karari verdirerek suç isletmektir. Daha dogrusu  azmettirme önceden suç isleme niyet ve karari bulunmayan bir kimsenin iradesi üzerinde etken olarak, belli bir suçu isletmeyi saglamaktir. Azmettiren suçun icra hareketlerini yapmadigi halde, suçun yasada gösterilen cezasi ile cezalandirilir.

Bununla beraber ebeveynler ceza yasamizda yardimci faillik olarak adlandirilan “is ve araç saglama, suçun islenmesine yardim etme, suç islemeye tesvik etme, suç isleme kararini güçlendirme, talimat verme ve yardim vaad etme” suçlarindan da cezalandirilabilir. Yardimci fail olarak adlandirilanlar, somut olaya göre asil faillin aldigi cezadan indirim yapilarak cezalandirilir.

Ceza yasamizda yer alan ve benim de yukarida kisaca ele almis oldugum tüm bu basliklarin, yasa disi gösterilere katilarak terör örgütü propagandasi yapan çocuklarin ebeveynlerine uygulanabilmesi için, Adalet Bakanliginca hazirlanmakta olan yasa tasarisinda bu yönde bir takim düzenlemelerin yapilmasi gerekmekte. Bu dogrultuda yapilacak olan düzenlemeler ve yasa degisiklikleri amirane tabiri ile muslugun agzini kapatacak ve soruna kalici bir çözüm getirecektir. Aksi halde sorunun kaynagi ele alinmadan, sadece toplumda olusan tepkileri azaltmak amaci ile yapilacak olan yasa degisiklikleri birakin sorunu çözmeyi, ceza indirimi içerdigi ölçüde sorunun büyümesine neden olacaktir. Çünkü ceza yasalarinda caydiricilik esastir ve caydiriciligi olmayan bir yasa suçun olusumunu engelleyemez.   

Neticede ya benim bahsettigim gibi bu çocuklarin ebeveynlerine yönelik cezalar gündeme getirerek, ya da çocuklara yönelik bir takim uygulamalarla bu sorunun önüne geçmek mecburiyetindeyiz. Zira gelecegin yetiskinleri elinde tas tutan bu çocuklardan olusacak. Bugün adlari “terör çocuklari” koyulanlarin, yarin karsimiza terörist olarak çikmasini istemiyorsak eger, o çocuklarin ellerine tas verenlerden daha iyisini yaparak, ellerine uçurtma verip göklerde de o uçurtmalara yer açmaliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.