SON DAKİKA!

Toprak Gebe Vurmayin…

Toprak Gebe Vurmayin…


Karadeniz’de Binlerce yildir suyla tasin yasamakta oldugu ask, nehir tipi hidroelektrik santraller yüzünden çok yakinda tarihin tozlu yapraklarinda bir ani olarak kalacak. Köstebek istilasi gibi Karadeniz’i kirli kollari ile saran hesler topragin gebe karnina kazmayi çoktan vurdu. Kuzeyin daglari, kanyonlari, eko turizm bölgeleri, yaylalari, mili park ilan edilmis alanlari, cennet arazileri, topraklari ve yaz kis çaglayan billur sulari bir kiyimla karsi karsiya.


Nehir tipi hesler yoluyla, Karadeniz’de on bin kilometre akar su yolu degisecek, su borularla tasinacak, suyun kullanim hakki ise 49 yilligina özellestirme adi altinda yabancilara satilacak. Planlanan 2100 proje olurunu almis, sadece 38 proje reddedilmis onlarda yer gösterme açisindan. Deyim yerindeyse her gelen proje çed raporunu kolaylikla almis. Faaliyete geçen hesler,  Kisa süre içinde yöre halkinin zararina sonuçlar ortaya çikarmis. Açikça bir doga katliami yasaniyor Karadeniz’de daha da yasanacak gibi. Ortalama insanimizin davranis formuyla korunan ve gelistirilen binlerce yillik yasam kültürü bu dogal kaynak yagmacilari ve yagmasi sayesinde yok olmakla karsi karsiya.


Heslerin ve barajlarin havaya, suya, karaya, yüzey sularina, yer alti sularina, kaynak sulara, araziye arazi kullanimina, görünür görünmez her türlü canliya, toprak üstü toprak alti statüye, yagisa, sicakliga, buharlasmaya, hatta denizlere olan menfi etkileri maalesef görmezden geliniyor. Çevresel etki degerlendirmesi ve planlamasi müdürlügü ve genel müdürü “sirtimizda yumurta küfesi var” deyip dolasacagina; “çed raporlarini onayip imzalarken günde kaç litre su kullanmak suretiyle yasamini idame ettirdigine” bir bakiversin sonra çed raporlarini imzalasin.


“Su akar Türk bakar” özdeyisindeki gibi suya dair cehaletin hesler yoluyla giderildigi safsatasina dur denilmedikçe, suya muhtaç bir bölge yaratiriz cennet Karadeniz’de.  Su sadece karasal ekolojik sistemin parçasi degildir ve suyu tek basina su olarak düsünmek yanlislarin en büyügüdür.  Su, Eko sistemin ayrilmaz bir parçasi olarak görülmedikçe, sistem göbeginden çatlar. Eko sistem bozulursa yagislarda ve sicaklikta ciddi anlamda olumsuz degismeler yasanir. Derin belirsizlikler ortaya çikar. Eger hesler bu hizla yayilirsa Karadeniz de bu olumsuz iklim degisikliklerinden payina düseni alir.


Hesler kanaliyla suyun koruma ve kullanma dengesiyle bilinçsiz biçimde oynanirsa, suyun gelecegi ve gelisimi konusunda akil ötesi bunalimlar yasanir Karadeniz’de. Insan kökenli iklim degisikliklerinin bile facialara yol açtigi günümüzde, enerji ve teknik kökenli degisimler kiyametle esdeger sonuçlara neden olur hissettirmeden. Doga dogal olarak hesabini gün gelir sorar.


Çevrecilik dersi verenler, çevresel akim veya kadim su hakki nedir enikonu ögrensinler bakalim, ögrensinler can suyu ne demektir, iyice bir arastirsinlar sonra hessever olsunlar. Eko sistem su döngüsü olmadan nasil isleyecek egri oturup dogru düsünsünler, pesine hesçi olsunlar.


Bu görüsleri biz degil, bilim adamlari ortaya koyuyor. Bilimi yok sayarak yapilan her ne ise yikilmaya ve yikima mahkûmdur. Akimi %15’lerde birakip kalanini kilometrelerce tasiyip, tehlikeli bir oyun oynarsaniz, bütün akarsulari barajlarda toplarsaniz, aldatan tarafta olursaniz, dogayi katledecek hesçilige devam derseniz, sizi karadeniz’de affetmez, Karadenizlilerde, ülke de.


Çünkü ”Tasima suyla degirmen dönmez, ayrica havanda su dövmeye de gerek yok”…


 


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.