SON DAKİKA!

Varolus Kapusu

Varolus Kapusu


Dile sus dedik basa gelmedik kalmadi. Kaleme usuldan haykir dedik “ Deniz Üçlemesi oldu, Esenlerin yolu oldu, gurbetçi Giresun oldu. “ Ve içimizdeki hasret büyüdü, günes dogdu. Gerçegin kirilmaz, bükülmez, egrilmez sözcüsü olma yolunda ilerliyoruz adim adim. Önce hiçtik bir oldu, iki, üç oldu. Artik dile konus desek faydasiz…

Biliyoruz elbette; herkes baska baska renge boyanmis dogustan. Biz bu renksel ahenge aklin, gönlün ve bilimin bildirisini sunacagiz yilmadan. Kalici eserlerin bir bir kaybolmakta oldugu su günlerde fikir özgürlügünü yepyeni tutkulara bezeyecegiz. Potin sesleri ile bölünmüs gecelerin alti cehennem üstü cennetini görmüslerden ve yasamislardaniz evelallah.


Mum isiginin alevine gizlenmek derdinde olmadan çarpik kentin bakir beyazi kubbelerine nazli hayat-canli hayat çeliskisini motif motif isleyecegiz. Seker tadinda ballandiracagiz acilari, kaygilari. Sonrasi memleket sevdasi. Çok yönlü aldanislarla dolu tarih biliyoruz. Asla aldanmadan, satafata kapilmadan, gerçege ayna tutarak yürüyecegiz. Objektifimizin kadranindan süzülecek ayna gibi gerçek.


Kainati döndüren her ne varliksa, her yaptigimiz her yazimiz o devinime katki olacak acizane. Kalemler hak ve hukuktan dem vurdukça sereflenir. Çünkü kalemin biraktigi islak iz gönül borcudur, aklin izidir. Akla hükmedenlere ise uygun bir dille ceddine rahmet dileyecegiz. Duygu dünyasini yönlendirir kalem biliyoruz. Insan kendinden geçmeye görsün. Sasirdi mi pusulayi bir kere, aymaz ayarsizligi sedef kakma kapilar ardinda biçimlendirir sikilmadan. Kalemi kirip kesinlikle onlardan ve onlarla olmayacagiz, hesap divanina gün gelir çikilacagina içtenlikle inanarak.


Kalem asinir, kagit dinlenir, yazi “nesli tükenmisligin” hazziyla demlenir, degerlenir. O nedenle deniz ötesi kolonilere tumturakli söylemlerle, methiyeler dizmeyecegiz. Tenesirde etrafa göz kirpanlardan olmak degil ki niyetimiz. Kuzeyde yesilliklerin içinde kara tasli bir mezar yeter de artar bize.  


Suskun dillerde, görmeyen gözlerde “ Aç gözüm seyreyle ülkeyi“ demektir, kalemin dilbazligi. Büyük uyanislara hazir yeryüzü açikça görüyoruz. Kaleme dur desek, dil durmaz bundan böyle. Yanardöner kirmizi yesil isiklarda hakkiyla durmasini da biliriz, geçmesini de. Özgün yasamanin anlasilirligindan uzaklasmadan, elyafi sert piriltilar saçacagiz gök tarlasina. Dilegimiz, müthis yoksulluklar penceresini çotanak çotanak zenginlestirmek, sirf en alttakilere duyulan sevgiyle. Biliyoruz ki;  


 “ Karadeniz de, Koskoca demir gemilerle yarisir yunuslar, hiç korkmadan. “

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.